Ana içeriğe atla

Park 7/7

"Ay ne kadar tatlısın sen."
"Gel bakalım buraya Sarman, bey mi hanım mı?"
Aa, gerçekten benim fotoğrafımı koymuş. Bu sefer açılsınlar lütfen sevgili yazar. Bu sözlerimi iç ses olarak değerlendirdin sanırım. Konuşma işareti falan da koymamışsın. Aman, neyse ne. Konuşma meraklısı değilim. 
"Çay bahçesine geldik bile. Şu havuzun kenarındaki masaya oturalım mı?"
"Olur. Kahvaltılık bir şeyler de var mıdır acaba?"
"Kedi için değil mi?"
"Baksana, aç belli."
Yazarcığım, beni bırak lütfen. Haydi sadede gelin. Bu arada illa bir şeyler söyleyeceklerse salam rica ediyorum.
"Pardon bakar mısınız?"
"Buyurun hanımefendi."
"Mehmet sade kahve değil mi?"
"Evet, iki sade kahve, bir de salam, sosis gibi bir şeyler var mıydı sizde?"
"Kedi için mi salam, sosis."
"Evet, lütfen."
Ama yazar, söz vermiştin. Salam ve sosis ile kandırma beni ne olur...
"Mehmet, diyorum ki."
"Vildan ben diyorum ki."
"Önce sen"
"Bu kadar iyi anlaşan iki kişi, günün her anını birlikte geçirmeli diyorum."
"Aylardır nasıl desem diye kıvranıyordum Vildan."
Sözünde duracağını biliyordum, yaşasın !!!!

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

bu blogda ne bulacaksınız...

Blogda her pazar günü başlayacak ve yedi gün sürecek bir arkası yarın öykü dizisi yayınlanacak... Öykülere birbirine yakın yerlerde ya da konseptte çektiğim fotoğraflar eşlik edecek... Kimi birbiriyle ilişkili kimi bağımsız, ortak özellikleri birbirine yakın yerlerde yaşanmış olmaları. Her hafta PAZAR günü yeni seri... İlk öykü 31 Ağustos 2025 PAZAR günü başlıyor... Öyküler ve fotoğraflar aynı gün, oyku7.blogspot adresli Instagram sayfasında da yayınlanacak...

Dönüş 5/7

Geçinmenin böylesi zorlu olduğu zamanda bile adamdaki duyarlılık ayakta tutuyor ülkeyi demek ki. Gerçi böylesi insanların sayısı azalıyor. Yeni nesilde yok bu anlayış. Yaşlanıyorsun Ergin Hocam. Nedir bu yeni nesil düşmanlığı. Bak, etrafın cıvıl cıvıl genç dolu. Senelerdir onlarla iç içesin. Üniversitedeki öğrencilerin artık yarı yaşından küçük. Sen üniversitede okurken onlar doğmamıştı bile. Kemal'i aramayı unuttum. Bir hoşcakal demek lazım. O kadar ilgilendi çocuk. "Alo Kemal Hocam." "Ergin Hocam, merhaba. Ben de diyordum konferans bitti Ergin Hocam kayboldu diye. Rahatsız etmek istemediğim için aramamıştım. Özlemişsinizdir İstanbul'u." "Özlemişim doğru, arkadaş eş dost da beni özlemiş. Her günüm dolu geçti, sizinle de bir akşam oturmak kısmet olmadı." "Dönüşünüz yarındı değil mi Hocam. Bu akşam oturalım size de uyarsa?" "Bu akşam, bu akşamla başlayınca cümleye aklıma Zeki Müren geldi." "O zaman dolaşalım bütün meyhaneler...

Vapurda 2/7

"Büyük beklentiler içerisine girmediğinizde, hayatın size verdikleriyle mutlu olmasını öğreniyor insan." "Çok edilgen bir yaklaşım değil mi ama Hocam?" "Hayatın karmaşıklığını çözmeye kalkışmak, planlar yapıp beklentiler içine girmek bana haddini aşmak gibi geliyor. Eğer söylediğimi edilgenlik olarak görüyorsan, yapacak bir şey yok. Yaşasın edilgenlik." "Lafa daldık vapuru kaçıracağız, haydi daha yürümemiz lazım iskeleye kadar." "Meydana karşı oturmayalı seneler oluyor. Bir sonrakine bineriz ya da vapur yerine motora binelim, hem daha yakın değil mi?" "Seçeneğim varsa vapur diyenlerdenim ben Hocam." "Peki Kemal, kırmayayım seni. Hesap bende ama." "Aman Hocam, onca sene sonra gelmişsiniz İstanbul'a. Hesabın lafı mı olur."  "Meydanın yeni düzenlemesi iyi olmuş. Eskiden keşmekeşti burası. Otobüsler, minibüsler, yürüyecek yol bulunmazdı." "Bence de iyi oldu böylesi. Trafik sıkışıyor, ama eski...