Ana içeriğe atla

Kayıtlar

hisar etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

Hisar 7/7

Zor da olsa çıktım. Haldun'a söylemiyorum ama sonun yaklaştığını hissediyorum. Onca sene birlikte geçtikten sonra tek başına ne yapacak? Kendimden çok onu düşünmem saçma geliyor arkadaşlarıma. Çocuklar uzakta, arada gider yanlarında kalır, erkek adam sığamaz da evlere. Cenaze, vasiyet, tören tüm bunlar için yapılacaklar listesi hazırladım. Şaşırıp kalır, biliyorum. Keşke böyle yalnız bırakıp gidiyor olmasaydım. "Yoruldun mu?" "Yok yok, iyiyim." "Haydi tut elimden."

Hisar 6/7

Hep önünden geçiyorum ama bir gün olsun çıkmadım şu Hisar'a. Acaba kaç paradır girişi? Ne var içeride merak ediyorum. Bir paket sigara olmuş 100 lira. Şu mereti iki gün içmesem bilet parasını biriktirebilirim herhalde. Her zam geldiğinde söz veriyorum kendime, bu kez bırakacağım diye. Sonra, şu hayatta tek keyfim bu diye düşünüp vazgeçiyorum. Keyif, lafın gelişi. Zehir çekiyoruz içimize. Akıllı adam işi değil. Bağımlıyız.  Usta da bırakamıyor. Geçen hafta birbirimize söz verdik. Bırakacağız bu zıkkımı diye. Üç gün sonra, dükkanın önünde gizli gizli içerken gördüm. Yuh olsun sana dedim, üç gün dayanabildin. Sanki sen içmiyor musun demez mi. Fark etmiyor sanmıştım. İki gün içmeyeyim de bilet parasını biriktireyim. Haftaya işe gitmeden geleyim Hisar'a.  

Hisar 5/7

"Zamanında bu Göksu'da kayıklarla gezerlermiş." "Eski romanlarda geçiyordu galiba." "Huzur'da Mümtaz ve Nuran'ın Göksu gezintisi geldi benim aklıma." "Tanpınar'ın romanıydı değil mi?" "Doğru hatırlıyorsun. Hafızan etkilenmedi ne güzel." "Her şeyi hatırlayamıyorum ama gerekli olanlar silinmedi. Öğretmenevi değil mi o uçta görünen?" "Öyle olmalı." "Yemeğimizi orada mı yesek?" "Neden olmasın."   

Hisar 4/7

Kolay olmadı çıkmamız. Hastalık ilerledikçe zorlaşıyor hareket etmesi. Herşeye rağmen kaybetmedi yaşama azmini. Ben olsam çoktan koyuvermiştim kendimi. Elimi hiç bırakmadın diyor bir de. Oysa asıl o bırakmadı benim elimi.  "Deydi ama değil mi? Gençlerin dediği kadar varmış." "Ne iyi ettik de geldik Haldun. Boğaz havası içimi ferahlattı. Fular taktığın iyi olmuş, bu esinti hasta eder." "Dikkat et, üşüdüysen dönelim." "Yok, yok. Onca merdiven çıktık. Bu manzarayı her yönden izlemek istiyorum." Sensiz ne yapacağım ben. Kaç bahar kaldı acaba birlikte geçireceğimiz.  

Hisar 3/7

"Gerçekten dedikleri kadar varmış Haldun.  Evlerine izinsiz girdik diye herhalde, böyle kötü kötü bakıyorlar." "Korkma, onlar da bizden korkuyordur. Bak şuradaki kapıdan geçeceğiz sonra dışarı çıkılıyormuş gençlerin söylediğine göre." "İnerken de aynı merdivenlerden geçeceğiz değil mi?" "Öyledir herhalde. En azından ineceğiz dönüşte." "Deyse bari." "Boğaz işte. Ver elini bana." "Senelerdir bırakmadın elimi." "Sen de benim."

Hisar 2/7

"Ay yok, ben çıkamam o merdivenleri Haldun. Ben bahçede bekleyeyim. Sen çık." "Sen çıkmazsan ben de çıkmam. Manzarayı yukarıdan görsem ne olacak." "Vildan'la gelmiştik seneler önce. Giremediydik, izbeleydi o zamanlar. Ne güzel olmuş." "Öyle gerçekten. Ecdad yadigarı." "Gençler çıkmış, onlara soralım  değer mi diye." "Ne dersiniz gençler, çıkmaya değer mi? Merdivenler gözümüzü korkuttu." "Merdivenler çok ama asıl korkutucu olan güvercinler." "Güvercin mi? Güvercinin nesi korkutucu olabilir?" "Çok fazla güvercin var ama, yuva yapmışlar. Birden uçmaya karar veriyorlar. Neyse, belki sizi korkutmaz ama ben çok korktum."

Hisar 1/7

"Zor ikna oldun ama haklıymışım değil mi?" "Manzarası güzelmiş gerçekten. Onca merdiven çıktık ama değdi." "Eskiden bu yol yokmuş, sonradan açmışlar." "Anlaşılıyor zaten. Yolun iki yanına hisar yapacak değiller ya." "Buradan sonra nereye gitmek istersin?" "İstanbullu olan sensin, sen gezdireceksin. Ankara'ya gelmiş olsan planları ben yapardım." "Haftaya geliyorum bak, şimdiden düşün nerelere götüreceğini." "Seni en sevdiğim yerlere götüreceğim. Bakalım sen de sevecek misin? "Hisar'dan çıkınca Küçüksu'ya yürüyeceğiz. Öğretmenevinin bahçesinde Boğaz'a karşı çayımızı içip motorla karşıya geçeceğiz." "Vay, güzel plan. Uzun mesafeli ilişkiler yürümez diyorlardı bir de." "Bizimki uzun mesafe sayılmaz. Kalplerimiz bir." "Öyle tabi."