Ana içeriğe atla

Kayıtlar

kadıköy etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

Kadıköy 7/7

Ruhum gibi rengarenk boyalı merdivenler. Onlardan mı cesaret aldım da tanışalım dedim. Söyleyiverdim adımı. Şimdi "hanımefendi çok memnun oldum ama hızlanmazsak gerçekten geç kalacağım" derse ne diyeceğim. Duymadı mı acaba? Yüzünü bile dönmedi bana. Kibar birisine benziyordu oysa. Ah Elif, durduk yere rezil ettin kendini. Niye rezil olacakmışım ki. Ne yaptım, bugüne kadar yaptıklarımın dışında bir şey yapacağım dedim ve kendimi tanıttım. Sizinle tanışmak istiyorum dedim. Ne var bunda kendini rezil edecek. Daha ne olsun, ne düşünüyor acaba?  Duymamış da olabilir. 50 vardır, belki de daha fazla. Kulağı iyi duymayan o kadar çok ki. Ben de gitsem belki bana da verirler kulaklık. Şimdi o kadar güzellerini yapmışlar ki, hiç belli olmuyor. Belki o da kulak içine takılanlardan kullanıyordur. Bir daha mı söylesem adımı. Sokağın gürültüsünden duyulmamıştır belki.    "Çok memnun oldum Elif Hanım. Ben Ergin."

Kadıköy 6/7

Bu kadın da nereden çıktı? Yok, kendim giderim neden diyemedim. Neyse ki hızlı yürüyor.  "Kusura bakmayın böyle koştur koştur gidiyoruz ama bir randevuya yetişmeye çalışıyorum" "Hızlı yürümeyi seviyorum ben de. Kalabalık sokaklarda kolay olmuyor ama." Hızlı yürümeyi seven hoş bir kadın. Durduk yere yardımcı olmak istedi. Yoksa? "Uzun zamandır gelmedim İstanbul'a. Buralar değişmiş. Yoksa bulurdum. Delikanlı, amca buralar değişmedi dedi ama ben o doğmadan önceki hâlini hatırlıyorum en son." "Nereden baksanız 15 sene olmuş o zaman siz gelmeyeli?" "Aslında 20 seneyi geçti." Laf lafı açacak sanki. Gencin tarifine göre sokaktan dönünce göreceğim heykeli. Mağazanın kepengini ne güzel boyamışlar. "Normalde hiç benlik bir hareket değil ama senelerce benlik hareketler yaptım ve bir de tam tersini yapayım diyorum. Ben Elif. Sizinle tanışmak istiyorum."

Kadıköy 5/7

"Benim balonlarım vardı, onları kimler aldı?" Kaç kişi hatırlıyordur bu şarkıyı? Etraf dershane dolu, çocuklar en fazla 18 - 19 gibi görünüyor. Bu şarkıyı hiç duymamıştır çoğu. Mağazanın kapısını süslemişler, bunların balonları alan olmamış.  Yemeğin ardından yokuş yukarı yürümek iyi geldi. Kim bilir ne hedefleri var bu gençlerin. Mühendis, doktor, öğretmen mi olmak istiyorlar hâlâ? Yoksa bugünlerde yapay zeka uzmanı, yazılımcı mı moda meslekler? Meslekler de değişiyor.  Boğa heykelini mi soruyor adam, yanlış mı duydum acaba?  İki sokak öte oysa.  Hoş adammış. Biraz kel ama hoş bir adam. Dur evladım ben eşlik edeyim beyefendiye desem mi? Hayatın böyle yapsam mı yapmasam mı'larla geçti. Yapmamanın sonuçlarını yaşadın, biliyorsun.  "Pardon, boğa heykelini mi arıyorsunuz? Size eşlik edebilirim."

Kadıköy 4/7

Biraz daha hızlanmam gerek. Yoksa yetişemeyeceğim, ayıp olacak. Gelmeyeli epey değişmiş buralar. Boğa heykelini kime sorsan gösterirler dedim, bu gidişle ben soracağım nere diye. Hatta sorsam mı? "Afedersiniz, Boğa Heykeli'ne en kısa nasıl gidebilirim" "Amca, buradan düz git sola dön, yolun karşısında göreceksin." "Sağolasın, çok değişmiş buralar." "Aslında pek değişmedi ama." "Sen kaç yaşındasın?" "18" "Sen bildiğinden bu yana değişmemiştir ama ben heykeli son gördüğümde sen daha doğmamışsın" "O, amca 18 senede nere aynı kalır ki" "Sen de haklısın" Yaşlandın. İstanbul'u son gördüğünde hayatta olmayanlar dershaneye başlamış.  Bu kadın niye durdu ki acaba?

Kadıköy 3/7

"O tarafta durmayın ama, çok saçma olacak. Hayvanın arkası çıkacak. Gelin böyle boynuzunu tut, öyle çekeyim." "Önü boşalmıyor ki boğanın. En önemli bölümlerinden birisi de bu açıdan bakıldığında görülüyor hem." Bir de pis pis sırıtıyor. Hepiniz mi aynısınız acaba? Hiç büyümeyen ergenler. Kaç yaşına gelmiş, hâlâ aynı ergen şakaları. Git emekli arkadaşlarınla yap o saçma ergen şakaları ama bana yapma.  "Bence boynuzları görülse yeter amca." Adam tutturdu bir fotoğrafımı çek diye. Yalnız, yaşlı diye kıramadım ama böyle garip garip laflar etmeye başlayınca pişman oldum tamam dediğime. Şu fotoğrafını çeksem de kurtulsam.  "Hah, boynuz boşaldı. Haydi amca, sen sağ elinle tut bir boynuzu ben şuradan çekeyim." Abicim, bir dakika durun... "Hayda, sorry, just one photo, after him please." "Yok amca yok, sen boynuzu tutmaya devam et." "Bak, beğendin mi?" "Eline sağlık kızım. Ben demin..." "Neyse amca neyse, dersh...

Kadıköy 2/7

Burada buluşacağız sanırım. "Kadıköy'de Boğa Heykeli diye kime sorsan gösterirler" demişti. Google haritalar olunca, sormama da gerek kalmadı. Elimle koymuş gibi buldum. Bulmasına buldum ama, erken mi geldim acaba?  Saat 12.52, evet biraz erken olmuş. Neyse, etrafa bakarken geçer 8 dakika. Ne çok yabancı var burada. Hoş, kimileri vatandaştır belki de. Heykelin dört bir yanında fotoğraf çektiriyor. Her biri, diğerinin fotoğrafında istenmeyen misafir olarak yer alıyor.  Acaba çok değişti mi? Tanıyabilecek miyiz birbirimizi? "Beni tanımak kolay, saçlarımı biraz dök, kilomu biraz arttır işte yeni ben". Ne güzel tarif etti kendisini. Hep böyle kısa ve net konuşurdu eskiden de. 20 senede ne kadar değişir acaba insan? Kendi kendime düşünürken vakit ilerlemiş, dört dakika kalmış 13'e. Demek ki bu caddelerin birinden buraya doğru yürürken görebilirim kafamı sağa sola çevirsem. Hoş sadece sağa sola çevirmem yetmez, dört farklı yön var buraya doğru gelebileceği.  ...

Kadıköy 1/7

Başkan kim olacak umurumda değil. Şampiyon olalım yeter. İster Saran olsun ister Koç, ligin sonunda ilk sırada yer alalım artık. Kaç sezondur ikinciyiz. Son iki senedir iki takımlı bir lige döndü, bu sene de farklı olmayacak bence. Babama sordum sence kim başkan olmalı diye. O da benimle aynı fikirde, kızım kim şampiyon yapacaksa o olsun diyor. Bir de sen bırak kim başkan olur diye bugün maçta ne yaparız diye soruyor? Zor maç bence. Trabzon'un da bizim de yeni kalecilerimiz var. Bizim yeni transferler uyum sağlayabildi mi acaba? Boğa heykelinin oradan dönsem, çiğ köfteciden bir dürüm alsam ve sonra dershaneye gitsem. En iyisi o olacak. Hem ucuz hem karın doyurucu.  Futbol erkek oyunu diyor Berke. Diyor demesine ama ofsaydın ne olduğunu o kadar anlattım hâlâ tam anlayamamış. Çizerek anlatmam gerek.  Heykelin etrafında ne çok insan var gene.  Bekleyenler, fotoğraf çektirenler...