Yağmur sokakları ıslatmakla yetinmiş. Oysa şöyle yıkasaydı baştan aşağı. Ne güzel olurdu. Kasım ayında sıcaktan şikayet edeceğini söyleseler inanmazdı. Müzeyi gezerken sessize aldığı telefonu titremeye başlayınca, bakışlarını nostaljik tramvaydan telefonunun ekranına kaydırdı. Ne diyeceğini bilememenin endişesiyle, hiç bir şey yapmadan bekledi bir süre. Arayanın vazgeçmesi uzun sürmüştü.
Kuleye doğru mu gitse, Taksim'e mi yönelse kararsız kaldı. Aklı telefondaydı. Bir yanı keşke açsaydım dese de ne diyeceğine karar verene kadar aramaları görmezden gelmenin daha doğru olduğunu söyleyen yanına hak verdi. Yüzleşmelerden kaçan yanı gene ağır basmıştı.
Yorumlar
Yorum Gönder