Ana içeriğe atla

Kayıtlar

Boşluk 6/7

Bu mevsimde yollar ne kadar da boş oluyormuş. İnsanların aynı tarihlerde aynı yerlere doğru gitmelerine çare bulunsa, yolları genişletmeye gerek kalmazdı belki. Okul tatilleri, bayramlar kimlik numarasının son hanesine göre düzenlense mesela. Bu sene son hanesi 0 olanlar mayısın ilk haftasında çıkacak tatile, 1 olanlar ikinci haftasında... Otel falan da ayarlamadım ama bu mevsim, onlar da boştur. Bomboş yollardan geçip boş sokaklardaki bomboş otellerin hangisinde kafamı boşaltacağım? Kafam dolu değil ki. Boşluğu dolduramamak derdim.  Serap'ı arasam da bana bir randevu mu alsa, arkadaşlarından psikiyatrist var mıydı acaba?

Boşluk 5/7

Hangi ara bu kadar arttı gazın fiyatı? Depoyu en son ne zaman doldurmuştun hatırlıyor musun Haldun Bey? Epey olmuştur, hatırlayamadığıma göre. Kendim sorup kendim yanıtlıyorum. Serap duysa psikiyatrist randevusu alır hemen. Alsa iyi olmaz mı Haldun Bey? Olmaz, olmaz.  Senelerce duydum Haldun Bey'i. Senelerce, kulaklarımla duydum.  Anlaşılan bir süre de yüreğimde dinleyeceğim sesini.  Şimdi gözlerin dolacak bak, demedi deme Haldun Bey. Haydi bittiyse kahven daha gidecek yolun var.    

Boşluk 4/7

Varsın beni markete gitti bilsin. Şimdi desem bindim arabaya, çıktım yola, nereye gideceğim hakkında hiç bir fikrim yok, aklı çıkar. Aynı annesi, her şey kontrolü altında olsun istiyor.  Banka hesapları, kıymetli evraklar, evde yapılması gerekenler, ölüm ilanına kadar hepsini yazmış... Ne zaman hazırladın tüm bunları, hiç bana fark ettirmeden.  Yoruldum biraz sanki, gaz da azalmış. Nerede dursam acaba? Kime soracağım şimdi? Tek başınasın Haldun Bey. Bakacaksın başının çaresine.

Boşluk 3/7

"Alo Baba merhaba." "Merhaba Serap, nasılsınız? Çocuklar ne yapıyor? Mert iyi mi?" "Ah babacığım, biz seni merak ediyoruz sen bizi. Ne olurdu gelseydin bir süre bizde kalsaydın." "Gelirim kızım gelirim. Okul tatilinde gelirim belki. Torunlarımla gezeriz." "Ne zaman istersen. Ne yapıyorsun yemek işini falan?" "Hallediyorum, annenin yemekleri gibi olmuyor elbette ama karnımı doyuracak kadar beceriyorum." "Arkadan bir sesler geliyor, televizyon falan mı açık?" "Yok, yoldayım." "Yolda mı, nereye gidiyorsun, markete mi?" "Evet, evde bir şeyler bitmiş onları alayım dedim." "Seni meşgul etmeyeyim." "Tamam kızım. Aklınız bende kalmasın."

Boşluk 2/7

Baba, bize gel istersen. Biliyorsun ev müsait. Annemle geldiğinizde kaldığınız odanız duruyor. Cümlesini bitirince kırdığı potun farkına vardı ama laf ağızdan bir kez çıkınca geri alınmıyor. İyi niyetli, beni düşünüyor, yalnız kalmamı istemiyor.  Bursa'yı geçtiğime göre güneye doğru gidiyorum. Hiç böylesini yapmamıştım. Küçük bir valize bir kaç çamaşır koyup nereye gideceğimi bilmediğim bir yolculuğa ilk kez çıkıyorum. Ne kadar kalacağım, nerede kalacağım bilmeden sürüyorum bir kaç saattir. 

Boşluk 1/7

Parçalı bulutlarla dolu gökyüzü. Sanki yapboz dağılmış, parçalar yerli yerine oturduğunda fondaki mavilik kaybolacak. Grinin tonları kalacak geriye. Belki de kuvvetli bir rüzgar çıkacak ve tüm parçaları yok edecek, mavilik kalacak sadece. Parçalı bulutlu havaları sevmem, açıyorsan aç, kapattıysan tam kapat.  Belirsizlikleri sevmediğim için mi parçalı bulutlu havalara düşmanlığım? "Nereye gideceğini bilmeyen gemiye hiçbir rüzgar fayda etmez" diye bir söz üzerine kompozisyon yazmıştık lisedeyken. Nereye gideceğini bilmeyen Haldun'a, faydasız her şey.  Başınız sağolsunlar, mekanı cennet olsunlar, nurlar içinde yatsınlar, baba böyle tek başına kalmalar bittiğinde çıktım yola.  Nereye gideceğini bilmeyen Haldun'a herşey faydasız.

Emirgan 7/7

"Bu hafta sonu var mı yürüyüş?" "Olmaz mı? Beykoz'un köylerine doğru bir parkurda yürüyeceğiz. Sen de gelsene." "Zorlu mu parkur." "Zor sayılmaz. Daha önce yürümüştük, çoğunlukla düz. Kısa tırmanışlar var ama eğim fazla değil." "Sabah erken mi gidiyorsunuz?" "Evet, erken. Bak ne diyeceğim, yanlış anlamazsan eğer. Cumartesi bana gel, pazar sabahı birlikte gideriz." "Aslında çok iyi olur. Misafir odan varsa?" Ah Hülya ah, her şeyi yanlış anlamışsın.  "Elbette, kedilere alerjiniz yoksa rahat edersiniz misafir odasında." "Kedileri çok severim. Sevim'in alerjisi olduğu için eve alamadıydık." Ne Sevimmiş ama, sekiz sene geçmiş, hâlâ Sevim de Sevim.