"Sana söylemiştim Kuzen. Hele bir gel Ankara'ya bak ben seni nerelere götüreceğim diye." Yok, hayır düşündüğüm şey olmadığını söyle lütfen, kuzeniyle birlikte İstanbul'un farklı yerlerini gezerken Ah Ankara diye iç geçiren isimsiz karakterim. Peki kedi nerede sahneye çıkacak? "Burasının ne özelliği var anlamadım." "Viral olacak burası. Henüz insanlar pek farkında değil ama." "Ben de farkında olmayanlardanım Kuzen." Çok rica ediyorum, yapma bunu. "Şu tabelayı görüyorsun değil mi desem." Tabelada yön vardı ama mesafe yoktu. Ok vardı, varış yoktu. Ankara işi bu. İstanbul’da tabelalar acele ettirir, Ankara’dakiler oyalardı. Biri seni götürür, diğeri seni tutar. Kediyi bekliyorum hâlâ. Öykünün adı öyle, hatırlatayım dedim. Kuzen tabelayı parmağıyla işaret etti. Parmağı tabeladan daha kararlıydı. "Bak," dedi, "buradan her yere gidiliyor." Bu cümle tanıdıktı. Ya bir şarkıdan, ya bir belediye afişinden, ya da d...